DÖNÜŞÜM

Bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığınızda kendinizi böcek olarak görmeye ne kadar hazırsınız? Kafka’nın modern insana atfettiği bu dönüşüm kendini meşrulaştırdı dersek şaşırır mısınız? Küresel olarak salgın bir hastalığın bütün pratiklerimizi değiştirerek “eski normal” ve “yeni normal” kavramlarını hayatımızın içine aniden yerleştirmesiyle birlikte “dönüşüm” başladı dersek abartmış olmayız. Toplumların kendi geleneklerine ait pratiklerin çoğu bu dönüşümle birlikte “olmasa da olur” denilecek bir rafa yerleştirildi.

Sağlık Bakanlığının yayınlamış olduğu bir kamu spotu Samsa’nın dönüşümüne benzemektedir aslında. Yoğun bakımda, hasta yatağında zar zor nefes alan kişi iç monologda kendisine kızmaktadır. Uyarıları dikkate almayıp hastalığa yakalanma sürecinden bahsetmektedir. Buraya kadar hiçbir sıkıntı yok ancak sonrasında ironi kendisini göstermeye başlar. “Şimdi kim açacak dükkanı”! Evet bunaltıcı düşlerden uyanmasıyla birlikte ekmek teknesini düşünmesi gayet normal gibi gelebilir. Tıpkı Samsa’nın düşündüğü gibi…

Medyanın etkisiyle algıladığı dünyayı genişleten insan, sermayenin onun için sunduğu hayaller ve alışkanlıkları, yaşadığı hayat içerisinde meşru hale getirmek için fedakarlıklarda bulunmalıydı. Mc Luhan’ın ifadesiyle “Küresel Köy” haline gelen dünyada bu fedakarlık Samsa’nın bir böceğe dönüşmesini aratmayacak biçimde olmalı. Bunun için ontolojik kaygılardan uzak olup, kişisel gelişiminizi çeşitli başarı hikayeleri ile karşılaştırmalı, gündemi takip ederek sizin için uygun bir karakteri seçip yaşamak gereklidir. Bunun için binlerce yıldızdan birini seçebilirsiniz. Hayat içerisindeki gayenizi metalar üzerinden kurgulayabilir, toplumdaki statünüzü bu vesile ile kurabilirsiniz. Bu yüzden çalışmalı, daha fazla çalışmalı, önünüze çıkan engelleri aşmak için her yolu denemekten geri durmamalısınız.

Weber’in ifadesiyle büyü bozulmuştur artık. Etrafınızdaki her şey fayda sağladığı alanlar neticesinde değerlendirilir. Ağaç; üzerine lambaların asıldığı, kedi; ortamın atmosferini değiştirdiği için değerli hale gelir. Sanatınızı değerlendirmek istiyorsanız bunun için düzenlenen yarışmalarda derece almalısınız. Hülasa böcek olmanın günden güne değer kazandığı bir hayatta bunu başarabilmek için bunaltıcı düşlerden uyanmak yeterli değildir artık, eğer fayda sağlayan bir böcek değilseniz ezilirsiniz.

2 thoughts on “DÖNÜŞÜM

  • Ocak 24, 2021 tarihinde, saat 12:06 pm
    Permalink

    Bulut mu olsam,
    gemi mi yoksa?
    Balık mı olsam,
    yosun mu yoksa?..
    Ne o, ne o, ne o.
    Deniz olunmalı, oğlum,
    bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

    Yanıtla
    • Ocak 24, 2021 tarihinde, saat 2:55 pm
      Permalink

      Bu vapuru kaçırırsam beni belki de cinnet basar
      belki kanser olurum bu yıl sınıfta kalırsam
      nöbette uyursam eğer kitaplarımı yakarlar
      etimde şirpençe çıkar bu kızı alamazsam
      bu işi bitiremezsem şehirden beni kovarlar
      izin kağıdım yanar konuşacak olursam
      bu senet bankalar kapanmadan
      ruhumun rengini kapatmayacak olursa
      ölür kuyuya düşen çocuk

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir